Ana içeriğe atla

Hukukumuzda mümkün olmayan "ortak velayet" müessesesi

Aile Mahkemelerinde
Ortak Velayet İLKELERİ
1- Evliliğin boşanmayla sonlanması halinde ortak velayet ASIL olup velayetin eşlerden birine verilmesi İSTİSNA olandır.
2- Ortak velayet GÖNÜLLÜLÜK esasına dayalıdır. Velayetin eşlerden BİRİNE VERİLMESİ istemi varsa çekişmelere neden olacağı için ortak velayet düzenlemesi yapılmamalıdır.
3- Aile mahkemesince ortak velayet konusunda idrak çağındaki çocuğun GÖRÜŞÜ alınmalı gerekirse uzman görüşüne başvurulmalıdır.
4- Çocuğun giderlerine taraflar kural olarak eşit şekilde katılırlar. Talep halinde her bir eşin yapacağı katkı miktarı mahkemece belirlenir.
5- Kişisel ilişki konusunda tarafların ve idrak çağındaki çocuğun görüşü alınıp gerekiyorsa uzman görüşü de alınarak bir karar verilmelidir.
6- Tarafların ortak velayet talebi çocuğun güvenliği ve üstün yararına AYKIRI ise velayet eşlerden birine verilmeli, her ikisi de elverişli değilse vasi atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulmalıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan'ın, facebook sayfasında bugün paylaştığı ve eşlerin boşanması halinde çocukların ortak velayetinin taraflarca ortak alınabileceğini belirttiği iletisi :
"ORTAK VELAYET" 
ARTIK MÜMKÜNDÜR !!!
GEREKÇE
1- Türkiye Cumhuriyeti adına 14 Mart 1985 tarihinde imzalanan “11 No’lu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme’ye Ek 7 No’lu Protokol”ün onaylanması 25 Mart 2016 Tarihli ve 29664 Sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 6684 sayılı kanunla uygun bulunmuştur.
2- Ek 7 No’lu Protokol”ün 5. maddesi hükmüne göre 
"Eşler evliliğin SONA ERMESİ durumunda, ÇOCUKLARI ile ilişkilerinde medeni haklar ve sorumluluklardan EŞİT ŞEKİLDE yararlanırlar."
3- Çocuğun GÜVENLİĞİNE ve ÜSTÜN YARARINA AYKIRI olduğuna dair dava dosyasında yeterli OLGU ve DELİL bulunmadığı anlaşıldığı takdirde velayetin ana ve babaya ORTAK VERİLMESİ artık mümkündür.
Ömer Uğur GENÇCAN
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı
NOT:
1-
 Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar "KANUN" hükmündedir. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda FARKLI HÜKÜMLER içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası "ANDLAŞMA" hükümlerine göre karar verilmesi ZORUNLUDUR. (TCA m. 90)
2- 6684 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile ORTAK VELAYETİ engelleyen 4721 sayılı Kanun hükümleri ÖRTÜLÜ OLARAK ortadan kaldırılmıştır.
3- Bu yorum TARAFIMA ait olup Yargıtay'a kanunun yürürlüğünden sonra intikal eden bir çekişme bulunmadığından EMSAL KARAR henüz yoktur.
4- Toplumda kanayan bir yaraya ÇÖZÜM getiren TBMM üyelerine teşekkür ederim
5- Ortak velayet hükümlerini uygulayacak olan AİLE MAHKEMELERİNDEN ve BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNDEN gelen çok miktarda soruya yanıt olarak KİŞİSEL GÖRÜŞÜMÜ ifade ediyorum.
6- Kuşkusuz ki TÜRK MAHKEMELERİ düşüncem ile bağlı olmayıp farklı uygulama yapmakta BAĞIMSIZDIRLAR.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Avukat Kimlikleri Değişiyor

Avukat kimlik kartları, Türkiye Barolar Birliği’nin yürüttüğü AvukatKart Projesi kapsamında yenileniyor. Barokart adını alacak avukat kimlik kartları, bundan böyle Türkiye’nin her yerinde ve birçok özelliğe sahip olarak kullanılabilecek. İçerisine TL yüklenebilecek kartlar ile birçok noktada harcama yapılabileceği gibi aynı zamanda kartlar, avukatlık kimlik belgesi yerine de kullanılacak. Ayrıca Barokart’ın, yalnızca avukatlar için değil, avukat yakınları ile stajyer avukatlar, baro ve adliye personeli, hakim ve savcıların da kullanabileceği çeşitli versiyonları da olacak. MURAT ALTINDERE
Yeni Barokart ile Gelecek Özellikler Adliyelerdeki baro odalarında yapılacak tüm fotokopi, cübbe, pul gibi harcamalar, kart kullanılarak yapılabilecekKart ile, internet bağlantısı olan her yerden faks göndermek mümkün olacakAynı zamanda avukatlık kimlik belgesi yerine geçecekToplu taşıma, gıda ve ulaşım harcamaları da Barokart üzerinden yapılabilecekSanal ofis uygulamaları
Barokart Ayrıcalıkları Avukat …

Avrupa Birliği Ülkelerinde Avukatlık Mesleğiyle İlgili Düzenlemeler

Avukatlık mesleği, pek çok yönden son yılların en tartışılan mesleklerinden biri. Tartışma derken, olumsuz olanları kastetmiyorum yalnızca. Avukatlık mesleği, hukuk fakülte sayısı ve kontenjanlarından, avukatlık stajına, avukatların ekonomik ve mesleki sorunları, hakim ve savcılar karşısında savunmanın konumu, avukatlık sınavı gibi pek çok alt başlık altında tartışılıyor, konuşuluyor. Bu anlamda başta avukatlar ve barolar olmak üzere hukuk camiası topyekün bir açık oturum halinde avukatlık mesleğini tartışıyor. Tüm bu beyin fırtınalarının sonucunda avukatlık mesleğine pozitif anlamda ne katkı sağlanıyor bilinmez ama genellikle referans olarak verilen Avrupa ülkelerinde mesleğin çok daha farklı yasal statülere tabi olduğu bir gerçek. Hukuk Sokağı’nda zaman zaman yazılarını yayınladığımız Av. Bülent KAÇAR’ın göndedrdiği metne bakılırsa, bu konuda yapılmış bir çalışma varmış. Adalet Bakanlığı Avrupa Genel Müdürlüğü tarafından 2008 yılında “Bilgi Notu” olarak tetkik hakimleri Ceyda Ümit, …

Sürekli Avukatlık Hizmetlerinde Sözleşme Yapma Zorunluluğu

Türkiye Barolar Birliği’nin sitesinde yayınlanan duyuruya göre, sürekli avukatlık hizmeti içeren çalışma şekillerinde avukatlara vekalet ücret sözleşmesi yapma zorunluluğu getirildi. Bu konuda Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin onikinci bölümünden sonra gelmek üzere bir 13. Bölüm eklendi. Değişkiik getiren metin, 6.09.2008 günlü Resmi Gazete’de yayınlandı. MURAT ALTINDERE
TBB’nin sitesinde yer alan duyuru metni: Konu: Resmi Gazete’nin 6 Eylül 2008 günlü 26989 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe giren, “Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğine Sürekli Avukatlık Hizmetlerinde Uygulanacak Esasları Düzenleyen Hükümlerin Eklenmesine İlişkin Yönetmelik Değişikliği” 19.06.2002 tarihli ve 24790 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde,  Onikinci Bölümünden sonra gelmek üzere “Sürekli Avukatlık Hizmetlerinde Uygulanacak Esaslar”başlığı ile Onüçüncü Bölüm eklenmesi ve  mevcut Onüçüncü Bölümün Ondördüncü bölüm olarak teselsül ettiril…